31 Mayıs 2010 Pazartesi
4 Kasım 2009 Çarşamba
28 Eylül 2009 Pazartesi
24 Ocak 2009 Cumartesi
uyum
22 Ocak 2009 Perşembe
Gariptir ki, kimi zevklerin tutkusudur, acılarımızın bir kısmını oluşturan
Kişinin hayal gücüyle, düşlerinin gerçekleşmesi arasındaki mesafe, yalnızca onun yoğun isteğiyle aşılabilir
Sevgiliniz, cevap bulan gereksinimlerinizdir O, sevgiyle ektiğiniz ve şükranla biçtiğiniz tarlanızdır
Beşeri kanunları yalnızca iki kişi çiğner: deli ve dahi
Anımsamak bir tür buluşmadır Unutmak ise bir tür özgürlük
Kalbiniz gecelerin ve gündüzlerin sırrını sessizce bilir Ancak kulaklarınız, kalbinizin bilgisini işitmek için deli olur
İstendiği zaman vermek güzel bir davranış olabilir; fakat istenmeden, ihtiyacı hissederek vermek çok daha anlamlıdır
Bu yazıda geçen tüm sözler başlık dahil Halil Cibran'a aittir.
Sevgiliniz, cevap bulan gereksinimlerinizdir O, sevgiyle ektiğiniz ve şükranla biçtiğiniz tarlanızdır
Beşeri kanunları yalnızca iki kişi çiğner: deli ve dahi
Anımsamak bir tür buluşmadır Unutmak ise bir tür özgürlük
Kalbiniz gecelerin ve gündüzlerin sırrını sessizce bilir Ancak kulaklarınız, kalbinizin bilgisini işitmek için deli olur
İstendiği zaman vermek güzel bir davranış olabilir; fakat istenmeden, ihtiyacı hissederek vermek çok daha anlamlıdır
Bu yazıda geçen tüm sözler başlık dahil Halil Cibran'a aittir.
12 Ocak 2009 Pazartesi
11 Ocak 2009 Pazar
TC-OAS( O.A.S)
hüzün ve huzur
uyumak ancak huzur olduğunda mümkün oluyor hüzün var ise özde uğramıyor gözlerime.dün huzurlu uyudum,ruhum huzurlu ve aklım hüzünsüzdü sabah sesini duyunca.şimdi ise hüzün ve huzursuzluk var içimde.birde acı var.diyorsun ya atamıyorum bazen içimdeki hisleri bende atamıyorum bu sefer.nedense, bir şeyler bekliyorum bu acı tamir olsun diye tamir etmek için çok çaba sarfetmiş biri olarak..buyrun hissiyatım..
pf high hopes
Bulunduğumuz yerin ufkunun ötesinde yaşıyorduk gençken
Cazibelerin ve mucizelerin dünyasında
Düşüncelerimiz başı boş geziniyordu durmaksızın ve sınır tanımada
Çalmaya başladı çan
Uzun Yol boyunca ve Geçit'ten aşağıya doğru
Hala buluşuyorlar mı Kanal'da
Gürültücü bir grup vardı izimizden gelen
Zamanın önünde koşarak alıp götürdü düşlerimizi
Geride sayısız küçük yaratığı, bizi bağlamaya çalışan yeryüzüne
Ağır ağır çürüyerek tükenen bir yaşama
Çimler daha yeşildi
Işık daha parlaktı
Dostlarla çevrili
Harika geceler
Ötesine bakıyoruz geride bıraktığımız köprülerin kızaran korlannın
Bir an için gözümüze ilişiyor ne kadar yeşil olduğu öte yanın
İleriye atıyoruz adımlanmızı fakat düşlerimizde gerisin geri dönüyo
Sürüklenerek gücü ile içimizdeki bir gelgitin
Daha yükseklerde açılmış bayrak ile
Eriştik baş döndürücü doruklarına düşlenen dünyanın
Sonsuza dek arzu ve tutkuyla yüklü
Bir açlık var daha doyurulmamış
Yorgun bakışlarımız hala başı boş geziniyor ufukta
Çakılıp kaldığımız halde bu yolun üzerine defalarca
Çimler daha yeşildi
Işık daha parlaktı
Tatlar daha güzeldi
Harika geceler
Dostlarla çevrili
Kızaran şafak sis akan su
Sonsuza akan ırmak
Sonsuzluga dek
pf high hopes
Bulunduğumuz yerin ufkunun ötesinde yaşıyorduk gençken
Cazibelerin ve mucizelerin dünyasında
Düşüncelerimiz başı boş geziniyordu durmaksızın ve sınır tanımada
Çalmaya başladı çan
Uzun Yol boyunca ve Geçit'ten aşağıya doğru
Hala buluşuyorlar mı Kanal'da
Gürültücü bir grup vardı izimizden gelen
Zamanın önünde koşarak alıp götürdü düşlerimizi
Geride sayısız küçük yaratığı, bizi bağlamaya çalışan yeryüzüne
Ağır ağır çürüyerek tükenen bir yaşama
Çimler daha yeşildi
Işık daha parlaktı
Dostlarla çevrili
Harika geceler
Ötesine bakıyoruz geride bıraktığımız köprülerin kızaran korlannın
Bir an için gözümüze ilişiyor ne kadar yeşil olduğu öte yanın
İleriye atıyoruz adımlanmızı fakat düşlerimizde gerisin geri dönüyo
Sürüklenerek gücü ile içimizdeki bir gelgitin
Daha yükseklerde açılmış bayrak ile
Eriştik baş döndürücü doruklarına düşlenen dünyanın
Sonsuza dek arzu ve tutkuyla yüklü
Bir açlık var daha doyurulmamış
Yorgun bakışlarımız hala başı boş geziniyor ufukta
Çakılıp kaldığımız halde bu yolun üzerine defalarca
Çimler daha yeşildi
Işık daha parlaktı
Tatlar daha güzeldi
Harika geceler
Dostlarla çevrili
Kızaran şafak sis akan su
Sonsuza akan ırmak
Sonsuzluga dek
dünya
yavuz çetin ile erkan oğur'un müthiş gitarlarıyla bezeli harika bir eser.erkan oğur zatıyla bir gece hayal kahvesinde tanışmıştık korkutla.yaptığı ilginç 13 telli gitara yaratık gibi bakıp,bu ne yahu bundan ses mi çıkartıyor dediğimiz adam, dillerimizi götümüze sokmamıza sebeb olacak kadar iyi gitar çalıyor hatta tüm gitarlarını kendi yapıyordu üstüne üstelik.bu gece kulaklarıma gelen tınılar babamı hatırlattı bana içi sevgiyle dolu adam babam, nerelisin sorusuna hep "dünya vatandaşıyım"
derdi.humanist 68 kuşağı babam.saygıyla eğiliyorum düşüncelerinin önünde.
derdi.humanist 68 kuşağı babam.saygıyla eğiliyorum düşüncelerinin önünde.
4 Ocak 2009 Pazar
divert ..
ne eklenebilir? her şey sölenmiş hakkımda, hissiyatımda.. eyvallah babalar..saygıyla eğiliyorum önünüzde..
http://www.youtube.com/watch?v=UB-t39ySEx0&feature=related videoyu seyredip olağan üstü gitar solosunda ara rüzgarın sesini veya güneşin yakıcılığını..
pf-coming back to life.
neredeydin,ben yanıp tutuşmuş ve yıkılmışken
günlerin penceremden kayıp gidişini izlerken
neredeydin,ben incinmiş ve çaresizken
çünkü söylediklerin ve yaptıkların sarıp sarmalıyor beni
sen can kulağı ile dinlerken bir başkasının anlattıklarını
can atarken duyduklarına inanmak için
ben dimdik bakıyordum,içine doğru,parıldayan güneşin
düşüncelere dalıp ve zamana kapılıp gittim
yaşamın tohumları ve değişimin tohumları ekilirken
dışarıda yağmur yağdı,kopkoyu ve usul usul
ben üzerinde kafa yorarken bu tehlikeli ve fakat karşı konulamaz oyunun
eşsiz bir yolculuğa çıktım sessizliğimiz boyunca
anladım anın geldiğini
geçmişi yok etmek ve yaşama geri dönmek için
eşsiz bir yolculuğa çıktım sessizliğimiz boyunca
anladım başladığını
ve dimdik yola koyuldum..içine doğru parıldayan güneşin..
http://www.youtube.com/watch?v=UB-t39ySEx0&feature=related videoyu seyredip olağan üstü gitar solosunda ara rüzgarın sesini veya güneşin yakıcılığını..
pf-coming back to life.
neredeydin,ben yanıp tutuşmuş ve yıkılmışken
günlerin penceremden kayıp gidişini izlerken
neredeydin,ben incinmiş ve çaresizken
çünkü söylediklerin ve yaptıkların sarıp sarmalıyor beni
sen can kulağı ile dinlerken bir başkasının anlattıklarını
can atarken duyduklarına inanmak için
ben dimdik bakıyordum,içine doğru,parıldayan güneşin
düşüncelere dalıp ve zamana kapılıp gittim
yaşamın tohumları ve değişimin tohumları ekilirken
dışarıda yağmur yağdı,kopkoyu ve usul usul
ben üzerinde kafa yorarken bu tehlikeli ve fakat karşı konulamaz oyunun
eşsiz bir yolculuğa çıktım sessizliğimiz boyunca
anladım anın geldiğini
geçmişi yok etmek ve yaşama geri dönmek için
eşsiz bir yolculuğa çıktım sessizliğimiz boyunca
anladım başladığını
ve dimdik yola koyuldum..içine doğru parıldayan güneşin..
venedik ve ona uzanan yol..
14 ekim gecesi gidilen bir eğlence ..atılan mesajların birbirine ulaşmaması ve yanlış anlaşılan saçma durumlardan sonra 15 ekimde iki tarafın birbirini ekmesi ve takibi 17 ekimde ikinci defa buluşulması gereken durumda anlamsızca buluşulamaması..neyin inadını yaptım ki ben?veya sen neden?.23 ekimde sonunda iki ruh değdi birbirine canlı canlı.25 ekimde dilim pizzalarla kırmızı şaraba verildi bünyeler bir sonraki gün hem öze hemde diğerlerine verilecek baş ağrılar düşünülmeden..aldı götürdü, vermedi getirdi onları olmasını istediği yerlere..rüzgarın sesi ne ifade ediyor sana ve tarif edebilir misin?ileriye gitmek isterken ruhlarımız neden boğuşur eskilerin imgeleriyle..
"zamanın önünde koşmak alıp götürdü düşlerimizi
geride bırakarak sayısız yaratığı bizi yeryüzüne bağlayan
ağır ağır çürüyerek tükenen bir yaşama
ileriye doğru atıyoruz adımlarımızı fakat düşlerimizde gerisin geriye dönüyoruz"
pf-high hopes
şimdi istiyorum bu çürük yaşamımda güzellikleri tekrar geri.ve eğer beni ben yapanlardan uzaklaşırsam ne kalır elimde geriye bana ait?
suyun rengini tarif edebilir misin veya gülün kokusunu ?
"zamanın önünde koşmak alıp götürdü düşlerimizi
geride bırakarak sayısız yaratığı bizi yeryüzüne bağlayan
ağır ağır çürüyerek tükenen bir yaşama
ileriye doğru atıyoruz adımlarımızı fakat düşlerimizde gerisin geriye dönüyoruz"
pf-high hopes
şimdi istiyorum bu çürük yaşamımda güzellikleri tekrar geri.ve eğer beni ben yapanlardan uzaklaşırsam ne kalır elimde geriye bana ait?
suyun rengini tarif edebilir misin veya gülün kokusunu ?
uyumsuz düzenliye..
Türkçe çeviri..
Uzaklara doğru siyah bir kurdele
Açılmış, tekrar sarılamayacağı noktaya dek
Hayali bir uçuş rüzgarın silip süpürdüğü meydanda
Ayakta tek başına duruyorum duyularım sersemleşmiş durumda
Önüne geçilemez bir çekm beni sımsıkı tutan, nasıl
Kurtulabilirim bu karşı koyulmaz kavrayıztan?
Gözlerimi ayıramıyorum kuşatıcı gökten
Dilim tutulmuş ve çarpılmışım yeryüzünde tam bir uyumsuzum, ben
Buz tutuyor kanatlarımın uçları
Düşündüm düşündüm herşeyi, gereksiz uyarıları
Tek bir kaptan yok bana evime giden yolu gösterecek
Yüküm boşaltılmış ve taşa çevrilmişim
Gerginlik içindeki bir ruh bu öğrenen uçmayı
Karaya koşullanmış fakat denemeye kararlı
Gözlerimi ayıramıyorum kuşatıcı gökten
Dilim tutulmuş ve çarpılmışım yeryüzünde tam bir uyumsuzum, ben
Gezegenden yukarıda, bir kanat ve bir duanın üstünde
Benim kirli halem, bir buhar şeridi havanın boşluğunda.
Bulutlar arasında görüyorum uçtuğunu gölgemin
Bir ucuyla sulanan gözlerimin
Sabahın aydınlığında korku vermeyen bir düş
Sürükleyebilir ruhu gecenin çatısından içeri
Bir başka duygu yok bununla kıyaslanabilecek
Canlılığın yitmesi bir mutluluk hali
Aklımı uzaklaştıramıyorum kuşatıcı gökten
Dilim tutulmuş ve çarpılmışım yeryüzünde tam bir uyumsuzum, ben
Uzaklara doğru siyah bir kurdele
Açılmış, tekrar sarılamayacağı noktaya dek
Hayali bir uçuş rüzgarın silip süpürdüğü meydanda
Ayakta tek başına duruyorum duyularım sersemleşmiş durumda
Önüne geçilemez bir çekm beni sımsıkı tutan, nasıl
Kurtulabilirim bu karşı koyulmaz kavrayıztan?
Gözlerimi ayıramıyorum kuşatıcı gökten
Dilim tutulmuş ve çarpılmışım yeryüzünde tam bir uyumsuzum, ben
Buz tutuyor kanatlarımın uçları
Düşündüm düşündüm herşeyi, gereksiz uyarıları
Tek bir kaptan yok bana evime giden yolu gösterecek
Yüküm boşaltılmış ve taşa çevrilmişim
Gerginlik içindeki bir ruh bu öğrenen uçmayı
Karaya koşullanmış fakat denemeye kararlı
Gözlerimi ayıramıyorum kuşatıcı gökten
Dilim tutulmuş ve çarpılmışım yeryüzünde tam bir uyumsuzum, ben
Gezegenden yukarıda, bir kanat ve bir duanın üstünde
Benim kirli halem, bir buhar şeridi havanın boşluğunda.
Bulutlar arasında görüyorum uçtuğunu gölgemin
Bir ucuyla sulanan gözlerimin
Sabahın aydınlığında korku vermeyen bir düş
Sürükleyebilir ruhu gecenin çatısından içeri
Bir başka duygu yok bununla kıyaslanabilecek
Canlılığın yitmesi bir mutluluk hali
Aklımı uzaklaştıramıyorum kuşatıcı gökten
Dilim tutulmuş ve çarpılmışım yeryüzünde tam bir uyumsuzum, ben
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


