17 Nisan 2008 Perşembe

dün gece

yoğun bir iş gününün sonunda adam kadını aradı..bu akşam çok canım sıkkın beraber yeşilköye balık yemeğe gidelim bir iki kadeh bir şeyler içeriz dedi..kadın bütün gün ona asılan ama bir türlü kimseyle paylaşamadığı müdürünün verdiği sıkıntıyla bu teklifi hemen kabul etti..adam müdür grisi şirket arabasıyla kadını aldı..balık yiyip rakı içtiler..rakının ve ortamın etkisiyle kadın adama müdüründen bahsetti..adam kızdı..kadın neden anlattım ki diye düşündü..güzel geceleri mahvolmak üzereydi..arabaya bindiler..sahil yolundan evlerine dönen bu iki yakın insan,iki farklı ambulans ile iki farklı hastaneye doğru yola çıktılar..birbirlerini tanımaları,evli olmaları,annesinin arabasını çalan 17 yaşındaki potansiyel sapık oğullarının artık onları birbirlerine bağlayan bir önemi yoktu..iki yabancı olarak sedye üzerinde hastaneye gidiyorlardı..adam müdüre duyduğu sinirle daha dikkatsiz araba kullanmıştı..çok içmemişti belki,ama...
yine aklıma geldi yazmadan edemedim..yukarıda anlattıklarım tabi ki bildiğim bir olay değil ama bu ve buna benzer senaryolar yazılabilir,duyulabilir..dün gece eve dönerken kadim dostumla ilk önce alkol çevirmesi zannettiğimiz daha sonra kaza olduğunu anladığımız kargaşada aklıma geldi..yanınızdakini ne kadar sevdiğiniz,ona ne kadar kızdığınız,ne kadar yakın veya uzak olduğunuzun bir anlmaı olmuyor..iki ayrı ambulansla iki ayrı hastaneye giderken ne kadar yabancısınız..kavgalar,ihtiraslar,kızgınlıkla ne kadar önemsiz oluyor..sevdikleriniz elinizden nasıl da kayıp gidebiliyor..herhalde şu son zamanlarda reklamlarda çıkan "dejavu"nun yaşanmak istenmediği en kazık hatıradır..on dakika geç gidilen ev,veya on dakika geç yatılan yatak neyi değiştirirki...ve asıl önemlisi kim veya ne bizi bu kadar yakın olduklarımıza uzaklaştırmak için değiştiriyor?

1 yorum:

bludsucker dedi ki...

17 yaşındaki oğulları niye potansiyel sapık be yav?
Haklısın aslında...